ORTAK AKIL
Aydınlık Yarınlar İçin Demokrasi ve Milli Egemenlik Mitingi
03.07.2008
5 Temmuz Cumartesi Günü saat: 16.00 da Samsun Cumhuriyet Meydanında yapılacak olan Ortak Akıl Hareketi “Aydınlık Yarınlar İçin Demokrasi ve Milli Egemenlik Mitingi” ile ilgili Samsun Memur-Sen İl Temsilcisi Nurettin SEVER ve beraberinde Samsun Memur-Sen heyeti ortak basın açıklaması düzenlediler. Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
Memur-Sen, Hak-İş ve TGTV (Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı) öncülüğünde oluşturulan çok sayıda gazeteci, yazar, akademisyen ve siyasetçi ile yüzlerce sivil toplum örgütünün de içinde bulunduğu Ortak Akıl Hareketi'nin düzenlediği “Aydınlık Yarınlar İçin Demokrasi ve Milli Egemenlik Mitingi” Samsun Cumhuriyet Meydanın’ da 13 İlin katılımıyla gerçekleştirilecektir.
‘Ülkemizde yaşanan demokrasi ve özgürlük mücadelesine aktif katılım sağlamak, millet iradesini her tür vesayet ve ipotekten arındırmak, toplumdaki her tür inanç, yaşam tarzı ve eğilimleri eşit olarak hukuk güvencesine alacak yeni bir anayasa talebini diri ve canlı tutmak’ amacıyla oluşturulan Ortak Akıl Hareketi ‘ Aydınlık Yarınlar İçin Demokrasi ve Milli Egemenlik Mitingi’ “Millet iradesine sahip çıkma, ses çıkarma günü” dür.
Türkiye'nin 7 farklı bölgesindeki merkezi illerde gerçekleştirilecek mitinglerin ilki "Aydınlık Yarınlar İçin Demokrasi ve Milli Egemenlik" adıyla 28 Haziran 2008 tarihinde Malatya da büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. İkincisi 5 Temmuz Cumartesi günü saat 16.30 da Samsun Cumhuriyet Meydanında yapılacaktır.
‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’, ‘Bu Memleket Bizim’, ‘Bu Cumhuriyet Bizim’, ‘Bu Devlet Bizim’, ‘Türkiye’nin Geleceği Kararmasın’, ‘Türkiye Dünyadan Kopmasın’, ‘Demokrasi Yoksa Millet De Yok’, ‘Sosyal Devlet Yoksa Millet De Yok.’ ‘Hukuk Yoksa Millet De Yok’ ‘ Demokrasi İçin Sonuna kadar’ sloganlarıyla eyleme geçen bu hareketin manifestosu ise şöyledir: Türkiye küçük hesapların, küçük hedeflerin, küçük ufukların ülkesi olmayacaktır. Kader bunu Türk milletine yasaklıyor. Şan, şeref, insanlık dersleri ile dolu bir tarihin gözü üzerimizdedir. O tarihi bizimle birlikte yazanların gözü üzerimizdedir. Ağır vebal altındayız. Bu coğrafyada, kendine saygısını ve güvenini yitirmiş, kendi kendisiyle cedelleşen; otomasyona bağlanmışçasına belli periyotlarla bütün kazanımlarını yitiren ve sürekli yeniden başlayan; sürekli enerjisini toprağa veren bu yüzden karşısına çıkan fırsat ve imkanları fütursuzca heba eden bir ülke olma lüksümüz yoktur. Devletimiz olmazsa olmazımızdır. Türkiye için demokrasi, sadece muasır medeniyet seviyesine ulaşmanın yolu değil, aynı zamanda devletimizin beka şartı olarak da stratejik bir tercihtir. Hiçbir gerekçe, bu stratejik tercihin önüne geçemez. Aksi tutum ve uygulamalar vatana ihanettir. Bütün sorumluluk sahiplerine sesleniyoruz: “Hakimiyet bila kaydü şart milletindir” denmişse hakimiyet bila kaydü şart milletindir. Bu kabul duruma göre değişmez, değiştirilemez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu prensip üzerine inşa edilmiştir. Ülke yönetiminde yetki kullanan herkes ve her anayasal kurum yetkisinin kaynağını bu meşruiyet prensibinden alır. Millet egemenliğinin yanında ya da üstünde egemenlik tanımı yapmak veya o yönde bir yetki tanımında bulunmak, devletin meşruiyet temellerine yapılmış apaçık bir saldırıdır. Bize göre bugün; İçinde bulunduğumuz ve siyaset zeminini şekillendirmeye dönük sürecin müsebbiplerine soruyoruz; Fazla değil, kısa zaman öncesine kadar hükümet krizleri altında bunaldığımız dönemleri ne çabuk unuttuk? Buna bağlı olarak, Türk Milletini bir gecede yarı yarıya fakirleştiren ekonomik krizleri ne çabuk unuttuk? “Yönetilmeyen ülke” aczi içinde irtifa kaybettiğimiz yılları ne çabuk unuttuk? Halkın hür iradesi ile tesis ettiği ve altı yıldır süregelen; bu ülkede yaşayan herkesin emniyet duygusunu günden güne pekiştiren istikrardan kim, niçin rahatsız oluyor? Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde büyümesinden zenginleşmesinden kim niçin rahatsız oluyor? Ülke insanımızın demokratik bir zeminde gerçekleştirdiği birlik ve beraberlik projesinden kim, niçin rahatsız oluyor? Bu sürecin müsebbiplerine sesleniyoruz: Bilmelisiniz ki, yapılanları hukuki bulmuyoruz, adil bulmuyoruz, ahlaki bulmuyoruz, insani bulmuyoruz! Demokratik bulmuyoruz ve devlet gelenekleri ile bağdaşık bulmuyoruz! Halkın kahır ekseriyetinin iradesiyle oluşmuş bir siyasi tabloyu meşru bulmayanlar ve onu bozmaya çalışanlar bir kere daha düşünmelidirler. Yaşanan sürecin sonunda Türkiye yeniden bir siyasi türbülansa girer ve bütün kazanımlarını bir çırpıda yitirirse; Halkımız yeniden, kronik bir fakirleşmenin kahredici pençesine düşerse; Türkiye bir kere daha dünyada izole olur, bir kere daha çağdaş dünyanın onlarca yıl gerisine savrulursa; Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü üzerinde yeni fay hatları derinleşir, yeniden kardeş kardeşin boğazına sarılırsa; Bütün bu kötülüklerin hesabını kim verecektir? Bütün sorumluluk sahiplerine sesleniyoruz: Halkın iradesiyle ve halkın eliyle tarihe gömülmüş çirkin bir siyaset tarzını yeniden bu ülkenin başına bela etmeyiniz. Çünkü bu millet yetkin ve mümeyyiz bir millettir.
Memur-Sen Tertip Komitesi Başkanları, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, TGTV Genel Başkanı Necati Ceylan ve Ortak Akıl Hareketi Genel Koordinatörü Ayhan Ogan’ ın konuşmacı olarak katılacağı ve “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” prensibini zedelemeden toplumsal hayatın her alanında oluşturmak amacıyla 5 Temmuz 2008 Cumartesi Günü Saat:16.30’ da Samsun Cumhuriyet Meydanında buluşalım.
Yorum Sayısı : 0
Yorumlar
# Henüz Yorum Yazılmamış #
|